DUA

Güzel
İsimleri Ve Yüce Sıfatları İle Allah’a Tevessül

 

Rabbine dua ederken müslüman bir
kul için en hayırlı, en büyük ve en yararlı tevessüllerden birisi güzel isimleri
ve yüce sıfat­larıyla Allah’a tevessül etmesidir. Ayet-i kerimede de beyan
edildi­ği üzere bu, duanın kabulünün en büyük sebeplerindendir. Allah Teala
ayette şöyle buyurmuştur:

“En güzel isimler (Esmâul-Hüsna) Allah’ındır. O hal­de
O’na o güzel isimlerle dua edin. O’nun isimleri konusunda eğri yola gidenleri
bırakın. Onlar yaptık­larının cezasını çekeceklerdir.”[54]

Yani, Allah’a güzel isimleri
vasıtasıyle dua edin demektir. Al­lah Teala, güzel isimlerinde yaratıklarından
hiç kimseyi ortak kabul etmediğini haber vermekte ve bu isimlerle kendisine dua
etmelerini kullarına emretmektedir. Bu isimler ve sıfatlar Kur’an-ı Kerim’de ve
sahih sünnet’te parça parça zikredilmektedir.

Peyğamber sallallahu aleyhi ve
sellem, Allah’ın güzel isimlerin­den doksan dokuz tanesini ezberleyip bunların
hukukuna/gereğine riayet eden kimsenin Cennete gireceğini haber vermiştir. O
şöyle buyurmuştur:

“Allah Teala’nın doksan dokuz ismi vardır;
kim bunları sayarsa cennete girer.”[55]

Bunun sahih Sünnet’ten delili
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şu hadisidir:

“Bir kimseye bir sıkıntı veya üzüntü isabet
eder de şu duayı yaparsa Allah onun sıkıntısını ve üzüntüsü­nü giderir ve bunun
yerine ona ferahlık verir:

Allah’ım, ben senin kulunum ve bir
erkek kulunun ve kadın kulunun oğluyum. Kaderim senin elindedir. Benim hakkımda
senin hükmün geçerlidir. Benim hakkımda takdir ettiğin şeylerin gerçekleşmesinde
senin adaletine aykırı hiçbir şey yoktur. Ben senden kendini adlandırdığın veya
yarattıklarından her hangi birisine öğrettiğin veya Kitab’ında indirdiğin ya da
kendi katında gayb ilmi dahilinde tutmayı yeğlediğin ne kadar ismin varsa,
onlarla; Kur’an’ı kalbimin baharı, gönlümün nuru, üzüntümün ve sı­kıntımın
gidericisi kılmanı isterim.

Denildi ki: Ey Allah’ın Rasûlü! Bunu öğrenelim mi?
Rasûlullah: Evet, bunu işiten kimsenin öğrenmesi gerekir.” buyurdu[56]

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem’in namaz kılarken selam vermeden önce okuduğu dualardan birisi de şu dua
idi:

“Allah’ım Seni gayb ilminle ve yaratıklar üzerindeki
kudretinle anıyorum. Yaşamak benim için hayırlı olduğu müdetçe beni diri tut.
Ölüm benim için ne za­man hayırlı ise beni o zaman vefat ettir. Senden bit­mez
tükenmez nimet ve kesintisiz mutluluk diliyorum.”[57]

Peygamber sallallahu aleyhi ve
sellem bir şeye üzüldüğü ve sıkıntıya düştüğü zaman şöyle derdi:

“Ey Hayy ve Kayyum (olan Allah’ım)! Sesin
rahmetinle Senden yardım diliyorum.”[58]

Allah’ın yüce sıfatlarıyla yapılan
dualardan birisi şudur:

“Hissettiğim ve korktuğum şeyin şerrinden
Allah’a ve O’nun kudretine sığınırım.[59]

Şu örnek de Sünnet’te geçer:
Peygamber sallallahu aleyhi ve sell­em namazda teşehhüd esnasında bir adamın
şöyle dua ettiğini işitti:

Allah’ım! Ey Ehad ve Samed olan!
Ey doğurmamış ve doğmamış olan ve kendisine denk bulunmayan! Senden günahlarımı
bağışlamanı diliyorum. Şüphe­siz ki çok bağışlayan ve çok acıyan yalnız
Sen’sin!

Bunu işiten Peygamber sallallahu
aleyhi ve sellem üç defa “O
ba­ğışlandı.” buyurdu.[60]

Peyğamber sallallahu aleyhi ve
sellem bir başka adamı dinledi, o
da dua ederken şöyle diyordu:

“Allah’ım! Ben, Senden başka ilah
olmadığına, Sen’in Ehad ve Samed olduğuna, doğurmamış ve doğmamış olduğuna ve
hiç kimsenin Sana denk ol­madığına şahitlik ederek senden isterim.” Bunun
üzerine Peygamber salbllahu aleyhi ve selhm şöyle dedi:

“Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki,
Al­lah’ın, dua edildiğinde icabet ettiği ve istendiğinde verdiği en büyük
ismiyle dua etti.”[61]

Bu bölümdeki hadisler güzel
isimleriyle ve yüce sıfatlarıyle Allah’tan bir şeyler istemenin meşru, hatta
müstehap olduğuna de­lâlet eder. Meselâ şöyle dua edilebilir.

“Allah’ım Senin güzel isimlerinle
ve yüce sıfatarınla beni ba­ğışlamanı ve bana acımanı istiyorum…veya şunu şunu
istiyorum.”

Bir müslümanın, Allah’tan talep
edeceği şeye uygun bir ismi­ni duada zikretmesi gerekir. Mesela Allah’tan rahmet
talep edecek­se önce O’nun rahman ismini, bağışlanma talep edecekse Gafur
is­mini; rızık talep edecekse Razzâk ismini vs. zikretmelidir.

Bunlar ve benzeri hadisler, Allah
Tealaya O’nun herhangi bir ismiyle veya sıfatıyla tevessülde bulunmanın meşru
olduğunu beyan eder. Allah’ın sevdiği ve razı olduğuda budur. Allah Rasûlü
sallallahu aleyhi ve sellemde böyle yapmıştır. Allah teala şöyle buyurur:

“Pey­gamber size ne verdiyse onu alın.” Bizim için de geçerli olan, Allah’a, peygamber’inin
dua ettiği gibi dua etmektir. Bu, bizim ken­dimizin düzenleyip icat ettiğimiz
dualardan binlerce defa daha ha­yırlıdır.[62]

Sahabiler, Tabiiler ve en güzel
şekilde onların yolundan gi­denler böyle dua ederlerdi. Müslüman âlimlere, dört
müçtehit ima­ma ve Selefi Salihîn’den günümüze kadar gelen diğer zatlara göre de
durum böyle idi. Kıyamete kadar da böyle kalacaktır.

Ey Müslüman kardeş! Bil ki, bu
şer’i dualar -özellikle Allah’ın güzel isimleri ve yüce sıfatlarıyle birlikte
olduğu zaman- bizim ken­di icat ettiğimiz dualardan daha hayırlıdır. Çünkü bizim
Rasûlullah’a sallallahu aleyhi ve sellem uymamız emredilmiştir. Allah Teala
şöy­le buyurmuştur:[63]

“Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne
yasak­ladıysa ondan da sakının.” 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !